Mushaftaki sıralamada 64. iniş sırasına göre 108. sûre olup 18 âyettir ve Medine’de inmiştir. Sûre, adını 9. âyette geçen ve aldanma manasına gelen “et-Teğâbun” kelimesinden almıştır. İnanmayanların aldanışları, Kıyamet gününde açıkça ortaya çıkacağı için kıyamet gününe “Yevmü’t-Teğâbun (aldanma günü)” denmiştir.
Mushaftaki sıralamada 63. iniş sırasına göre 104. sûre olup 11 âyettir ve Medine’de inmiştir. Sûre, münafıkların genel karakter ve özelliklerinden bahsettiği için bu adı almıştır.
Mushaftaki sıralamada 62. iniş sırasına göre 110. sûre olup 11 âyettir ve Medine’de inmiştir. Sûre, adını 9. âyette geçen “el-Cumu’a” kelimesinden almıştır. Muhtemelen hicretin 1. yılında nâzil olmuştur (bk. Emin Işık, “Cum‘a Sûresi”, DİA, VIII, 92). Ancak Hayber’in fethedildiği yıl nâzil olduğu da düşünülebilir (XXVIII, 204, 205).
Mushaftaki sıralamada 61. iniş sırasına göre 109. sûre olup 14 âyettir ve Medine’de inmiştir. Sûre, adını 4. âyette geçen ve sıra, dizi anlamlarına gelen “saff ” kelimesinden almıştır.
Mushaftaki sıralamada 60. iniş sırasına göre 91. sûre olup 13 âyettir ve Medine’de inmiştir. Onuncu âyette, Hudeybiye antlaşmasından sonra müşrikler arasından çıkıp Medine’ye gelen ve müslüman olduklarını söyleyen kadınların imtihan edilmeleri emredildiği için sûreye mecazen,“imtihan eden” anlamında “mümtehine” denmiştir.
Mushaftaki sıralamada 59. iniş sırasına göre 101. sûre olup 24 âyettir ve Medine’de inmiştir. Sûre, adını ikinci ayette geçen “el-Haşr” kelimesinden almıştır. Haşr, toplamak demektir.
Mushaftaki sıralamada 58. iniş sırasına göre 105. sûre olup 22 âyettir ve Medine’de inmiştir. Sadece 7. âyetinin Mekke’de indiğine dair bir rivayet vardır (İbn Atıyye, V, 272). “Mücâdele”, münakaşa etmek ve tartışmak manasında olup Sûre bu ismi, ilk âyette sözü edilen olaydan almıştır.
Mushaftaki sıralamada 57. iniş sırasına göre 94. sûre olup 29 âyettir. Zilzâl sûresinden sonra, Muhammed sûresinden önce nâzil olmuş ve genellikle Medine’de inen sûreler arasına yerleştirilmiştir. İbn Âşûr bunun, Mekkî mi Medenî mi olduğu hususu en tartışmalı sûre olduğunu ifade eder. Fakat hemen bütün âlimler hem Mekkî hem Medenî âyetler ihtiva ettiğini kabul ederler (bk. İbn Atıyye, V, 256; İbn Âşûr, XXVII, 353-354). Sûre, adını 25. âyette geçen ve demir manasına gelen “el-Hadîd” kelimesinden almıştır.
Mushaftaki sıralamada 56. iniş sırasına göre 46. sûre olup 96 âyettir ve Mekke’de inmiştir. Sadece 81-82. âyetlerinin Medine’de indiği rivayet edilmiştir; fakat bunların önceki ve sonraki âyetlerle konu ve üslûp açısından bir bütün oluşturması bu rivayetin gerçekliğinde tereddüt uyandırmaktadır (Derveze, III, 100). İbn Atıyye de bu sûredeki bazı âyetlerin Medine’de veya bir sefer sırasında indiğine dair rivayetlerin sağlam olmadığını belirtir (V, 238). Sûre, adını birinci âyette geçen “el-vâkı’a” kelimesinden almıştır. Vâkı’a, gerçekleşen, meydana gelen olay demektir. Burada kıyameti ifade etmektedir.
Mushaftaki sıralamada 55. iniş sırasına göre 97. sûre olup 78 âyettir ve Medine’de inmiştir. Tamamının Mekkî olduğu veya bir kısmının Mekke’de bir kısmının ise Medine’de indiği görüşleri de vardır (Zemahşerî, IV, 49). Şevkânî, sûrenin hem Mekke’de hem de Medine’de indiğine dair rivayetler bulunduğu dikkate alınarak kısmen Mekkî kısmen Medenî olduğunu kabul etmenin uygun olacağını belirtir (V, 151). Sûre, adını ilk âyeti oluşturan ve Allah’ın sıfatlarından biri olan “er-Rahmân” kelimesinden almıştır.
11 min
About Kuran-ı Kerim
From the publisher's feed
Diyanet İşleri Başkanlığı Dijital Yayınlar Daire Başkanlığı tarafından yayınlanmaktadır.