Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde günahı, riyayı, gafleti ve kusurlarımızı anlatıyor. Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı; Serdar Tuncer: "Ben günah kadar beyazım, O tövbe kadar kara" Bir Sezai Karakoç mısraı... Abi, bir Allah dostu müridlerine demiş ki; "Siz günahın da ne olduğunu bilmiyorsunuz." Günah deyince bedenin günahları geliyor aklımıza hep... Adam öldürmüyoruz diyoruz, zina etmiyoruz diyoruz, hırsızlık yapmıyoruz o zaman ne günahımız var ki... Halbuki erenler diyorki işin aslı böyle değil! Peki işin aslı nasıl? Başka ne gibi günahlar var? Savaş Şafak Barkçin: Bu çok doğru bir şey. Tabi insan böyle lekeleri, pasları kendine pek değdirmeyi istemiyor, sevmiyoruz... Halbuki hepimiz kusurluyuz, hepimizde hata var, günah var... Bir kere bunu ikrar etmek çok önemli çünkü harbilik bence müminliğin diğer adıdır. Mümin harbi olur. Ama şu değil davul, zurnayla bakın ben ne halt yedim, ooo gelin anlatayım, sıradan anlatayım o değil elbette... Fakat kendini böyle pürüzsüz, net, diğer insanları kusurlu görmek o galiba çok büyük bir vebal çünkü insan sonuçta kendi muhasebesini kendisi yapıyor ve kendisi hesaba çekilecek yani diğer insanlar mesul ise, çocuğu, bir ilişkisi varsa şudur budur... Ama sonuçta biz kendimizden hesap göreceğiz o yüzden insanın en çok kaçınması gerektiği şey kendisinin kusursuz olduğu zannıdır, bu bir zandır. Herkes kusurludur... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...