Her hafta birbirinden farklı hikayelerle izleyicilerini kıssadan hisse almaya davet eden Serdar Tuncer bu hafta Biri Bir Gün'de "Hayvanların Dilini Öğrenmek İsteyen Adam" hikayesini anlatıyor. Serdar Tuncer’in Biri Bir Gün’de anlattığı hikaye; Bir gün Hz. Musa'ya genç bir adam geldi. - Ey Musa! Bana hayvanların dilini öğret. Bu şekilde kur-dun-kuşun sözlerini duyayım da, dinime ait işlerde ibret sahibi olayım. Bakıyorum da bütün insanlar ekmek, su, şan, şeref, makam, mevkî ve karın doyurmaktan başka şey konuşmuyorlar. Belki hayvanlar alemi insanlardan daha farklıdır. Dünyadan göçme zamanına ait bilgi ve tecrübeler vardır, dedi. Hz. Musa genç adama: - Git! Bu isteğinden vazgeç. Bu istek her zaman tehlike getirir. İbret almayı ve uyanmayı kitaptan, sözden, harften ve dudaktan değil, Allah'tan iste, diye tavsiyede bulundu. Hz. Musa'nın kendisine istediğini vermemesi, tam tersine engellemesi adamın isteğini iyice artırdı. Zaten insan men edildiği şeye istekli olur. Yasak, arzu uyandırır, derler. Genç adam bir müddet sonra Hz. Musa'nın karşısına tekrar çıktı. Türlü diller dökerek: - Ey Musa! Dünya ve içindekiler senin nurunla kıymet buldu. Sen öyle cömert ve istekleri kabul eden birisin ki benim bu isteğimi geri çevirmek senin gibi kerim ve cömert birine yakışmaz. Sen ki”Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü kafirlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez” diyen Cenab-ı Hakk'ın halifesisin. Eğer benim ümidimi boşa giderirsen, isteğimi yerine getirmezsen beni üzersin, diye ısrar etti. Hz. Musa adamın bu tavrı karşısında Rabbiyle konuştu. Çünkü Hz. Musa'nın bir özelliği de kelim olması, yani Allah ile konuşmasıdır. Hz. Musa: - Yâ Rabbi! Bu eğriyi doğrudan ayıramayan ve nasihat da dinlemeyen adamı şeytan esir etmiş. İstediğini yaptırtıyor. Şimdi ben ona istediğini öğretirsem ona bu öğrendiğinin zararı dokunacak. Eğer öğretmezsem kalbi bana karşı kötü duygular besleyecek, dedi. Cenab-ı Hakk: - Ey Musa! Öğret. Çünkü biz lütuf ve keremimizden, hiçbir duayı reddetmeyiz. Hz. Musa: -Ya Rabbi! Ya öğreneceği bilgiler, onun zararına olursa? Bazen insanın her şeye gücünün yetmediğini bilmesi onun için en güzel sermaye olmaz mı? diye adamın isteğinin iyi olmadığı hakkında Allahü Teâlâ ile konuştu. Cenab-ı Hak: - Ey Musa! Sen onun istediğini yap, dedi. Hz. Musa, o adama bir kez daha öğüt vermeyi denedi: - Aman dikkat et! İsteğinde ısrarlı olma! İstediğin şey, senin zararına olacaktır. Vazgeç bundan. Allah'tan kork. Şeytan seni aldatmış. Soruda ve istekte aşırı gidersen hoşlanmayacağın şeyler olabilir, dedi. Adam bu sefer: - Bari, şu kapıda oturan köpeğin ve tavuğun dillerini olsun öğret, diye yalvardı. Hz. Musa bu aşırı ısrar karşısında adamın teklifini kabul etti: - Haydi git! Allah'ın lütfü erişti. Bu ikisinin dillerini anlayabileceksin, dedi. Adam sevinerek gitti... Sabah olunca, kahvaltıdan sonra hizmetçi sofrayı silkti. Sofra bezinden bir parça bayat ekmek düştü. Adam,”acaba isteğim oldu mu?” diye kapı eşiğinde durdu ve hayvanları dinlemeye başladı. Düşen kuru ekmek parçasını, horoz çabucak kaptı. Köpek horoza: - Sen buğday da yiyebiliyorsun. Ben ise, yiyemiyorum. Bu şekilde ekmek parçasını kapman bana zulüm olmadı mı? Sen kısmetimi elimden aldın, diye çıkıştı. Horoz: - Merak etme, köpek kardeş. Allah sana bu ekmek parçasına karşılık daha güzel şeyler verecek... Devamı videoda...