Denizin ikiye yarılması değil,
Denizin ikiye yarılabiliceğini ,
Ya da yarılamayacağını düşünebilmenin kendisi mucize
Nostaljilere ihtiyacın yok
Sen hiçbir şeyi dışlamıyor,
Hiçbir şeyi reddetmiyorsun
Ama zaten ilerlemiyordun ki..
Daha uzağa gidip de ne yapacağını kestiremiyorsun
Hiçbir yanığın seni uyandıramayacağı kadar derin uyumayı başarsan bile,
Hiç uyumayacak olan gözün
Kendini gören kendini görüyorsun
Sana bakan sana bakıyorsun
Uyansan bile, görüntün aynı, değişmez kalacak
Milyarlarca gözkapağı eklemeye başarsan bile,
Hala, arkada, seni görmek için bu göz olacak
Ama uyku artık gelmeyecek
Ve ölüm bile seni kurtaramayacak
İnsan yol boyu hırpalanıyor
Yaralar açılıyor görmediğimiz yerlerinde
Bir başlangıç noktası yakalamak istiyor insan
Ama bütün noktalar çok uzaklarda
Ama kimse bulmak istemiyor.
Bunalımının kaynağına indiğini haykırmak istiyor
Bu abuk sabuk karmaşık laf yığınından sıçrayıp çıkmak,
Bu sözcük bataklığından kaçıp kurtulmak istiyor insan
Ama artık bir sıçrama taşı yok,
Hayal gücünün dibini boylamaktan başka yol yok
Ben de bir zamanlar insanın ötesindekinin hayaline kapıldım
Diğer ötedünyaya inananlar gibi
Yarattığım Tanrıysa, insanların ürünü ve cinnetiydi
Toplum dediğin şey sen değil misin?
Zamanlar boyunca, kıpırtısız, bunalımsız, kargaşasız bir yaşam olacak
Günden güne, hiç bitmeyecek olan bir şey başlayacak:
Yaşadığın gerçekliği değiştirmek istiyorsan,
Beklentilerini değiştirmen gerektiğini bilmelisin
Ama zorluklar da senin için var
Tırtıl için kozası ona zorluktur
Dışarı çıkmasını zorlaştırır
Ancak aynı zamanda onu dışarıya karşı koruyan,
Değişim, ruhunu yenilemeni sağlayacak olan zihninin deri değiştirmesidir
Değişmezsen, yenilenemezsin
Zaferine ve özgürleşmene hizmet edecek canlı anıtlar inşa etmelisin
Ama önce kendi kendini inşa etmelisin
Dik bir beden ve dik bir ruhla...
En yüksek dağların kökü, yerin en dibinde kalanlardır
Bir karadeliğin uzağından geçersen, belki rotan ona doğru sapar
Ama içine düşmeyebilirsin
Ama ona çok yakınsan, sarmal bir rota izleyerek içine düşebilirsin
Böyle iki sonucu birbirinden ayıran kritik mesafe, olay ufkudur
Olay ufkunun içindeki her şey,
Işık bile, karadeliğe düşmeye mahkumdur
Herkes herkesle aynı şeyi gördüğünü
Ve duyduğunu düşünsün diye yapılır bunca şey
Çünkü herkesle aynı şeyi gördüğünü düşünen, kendi körlüğünden kuşku duymak zorunda kalmaz
Ve bu konuda hiç olmadığı kadar çok destekler birbirlerini
Halbuki karşımıza çıkan her türlü olay ve kişiden,
Kendimize çıkarmamız gereken bir ders,
Ve kimsenin senden alamayacağı bazı şeyler vardır
Ve dokunamayacakları bazı şeyler