Nitekim Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi
de 1990’lı yıllardan itibaren, “demokrasinin
geri dönüşü olmayan bir süreç olduğunu,
daima ilerleyeceğini ve gelişeceğini” vurgulamaktadır.
5 Hatta İslam adına aynı istikamette
hizmet eden bazıları, o dönemde Hocaefendi’yi
bu söylemi nedeniyle şiddetle eleştirmelerine
rağmen zamanla tam aksi yöne savrulmalarına
karşılık Hocaefendi söylemlerini
hiç değiştirmemiş, dünyanın farklı coğrafyalarından,
farklı zamanlarda, farklı şahıslar;
demokrasi ve İslam hakkında ikirlerini sorduklarında,
ısrarla ve istikrarla aynı görüşünü
tekrarlamıştır.
Son yıllarda Hizmet Hareketi mensupları,
takipçileri, ilgilileri, sempatizanları, hatta hiç
alakası olmasa bile bunların eşleri, çocukları,
akrabaları, yakınları; tarihte eşine pek rastlanmayan
mezalime, mağduriyetlere, hak ihlallerine
ve hukuksuzluklara maruz kalmakta
ve muhatap olmaktadırlar. Buna rağmen kanunlara
aykırı küçücük bir vakaya bile sebebiyet
vermediler. Bütün bunları sinelerinde
eritmenin yanı sıra, üstüne üstlük tenkile kilitlenmiş
karanlık odakların, Hareket mensubu
kılığındaki provokasyonlarına ve tuzaklarına
karşı dikkatli ve uyanık olmaya kendilerini
zorlamaktadırlar.
Hocaefendi, sevenlerine baştan beri, zulüm
ve haksızlıklar karşısında asla şiddete bulaşmamaları,
aktif sabırla, yani hak ve adalet
çerçevesinde, hukukî yollarla mücadele tavsiyesinde
bulunmaktadır. Çünkü onun massedip
süt halinde takipçilerine sunduğu öğretiye
göre, insanın kişiliğini geliştirerek tam olgunluğa
ulaşabilmesi için 1) acz, 2) fakr, 3) şevk,
4) şükür ile 5) şekat ve 6) tefekkür esaslarını
hayatına rehber edinmesi gerekir.6 Keza inanan
bir fert, “Biz ki mü’miniz, aldatılabiliriz,
fakat asla aldatmayız” prensibiyle hayatını örgülemelidir.
Yine Hizmet Hareketinin değerlerini
benimsemiş birisi “müspet hareket” düsturunu7
hayatına hâkim kılmalı, her halükârda
asayişe yardım eden olmalı, asla kamu düzenini
bozmamalıdır. İnanan insan, biz O’nu görmesek
de, bizi sürekli gören Allah’ın bize şah
damarımızdan daha yakın olduğu ve mutlaka
O’na hayatın hesabının verileceği şuuruyla
yaşamalıdır. Temel unsurlarını özetle sunabildiğimiz
bu öğretinin ayrıntılı açıklamaları ve
teferruatı, en başta Hocaefendinin eserlerinde
ve sohbetlerinde yer aldığı gibi,8 Hareketin
kubbesi altında bulunan, mesela AfSV9 gibi
teşkilatların kamuoyuna sunduğu paylaşımlarda
da vardır.
Toplumun her kesiminden ve katmanından
müteşekkil Hizmet Hareketi’nin gönüllüleri,
esaslı unsurlarını sathî olarak saydığımız tavsiye
ve nasihatlere uyduklarından, bütün dünyaya
yayılmış olmalarına, farklılıklar, zorluklar,
haksızlıklar ve hukuksuzluklarla mücadele etmelerine
rağmen, hep hak ve adaletin, iyilik ve
güzelliğin yüceltilmesiyle meşguldürler ve öyle
de bilinmektedirler.
Bu yüzdendir ki yukarıda özetle açıkladığımız
demokrasi ve hukukun üstünlüğü kavramlarının
ve müesseselerinin geçerli olduğu
coğrafyalarda Gönüllüler Hareketi mensupları
ve takipçileri, bırakın çatışmayı ve şiddeti, ufacık
sürtüşmeye ve gerilime bile sebep olmadan
yollarına devam etmekte, bulundukları yerlere
tam bir intibak ve entegrasyonla, insanlığın ortak
değerlerini yüceltmektedirler.