#kahvesohbetleri’nde bu hafta bir seyahat deneyimi üzerinden biraz daha büyük sorulara yöneliyoruz. Kaygı, kontrol etmekten vazgeçememek, sorumluluğun ağırlığı gibi yerlere bir bakıp çıkıyoruz:)
Kahve sohbetleri, zihnimde yer eden ama “bilgi veren kişi” kimliğini üstlenemeyeceğim kadar bilgisiz olduğum konuları konuşma ihtiyacından doğdu. Bir dostumla ettiğim kahve sohbeti kadar “yapılandırılmış” olabilecek bölümler olacak bu etiket altında. Bu ilk bölümde, iyi niyetle sahiplendiğimiz kimliklere biraz daha derinden bakmanın önemini konuşuyoruz. O derinlikte bulacağımız şeyler belki biraz bizi şaşırtır?
Değerlendirmeye almadığımız tüm alternatiflerin yarattığı “acaba bunu seçsem daha iyi olur muydu?” endişesi üzerine..Bahsi geçen çalışma: https://link.springer.com/article/10.1007%2Fs11031-018-9683-5
Yaratıcı bir hayat sürmek için kulağımızı kesmeye gerek yok:) David Perkins yaratıcılık kapasitesi gelişmiş insanları diğerlerinden ayıran 6 özelliği “kar tanesi modeli” olarak açıklıyor. Bu bölümde kar tanesi modelini merkeze koyarak yaratıcılığımızı nasıl geliştirebileceğimizi konuşuyoruz.
Hayati daha kaliteli ve iyilik halini koruma odaklı yaşamaya niyetli isek ilk odak noktamız kendi sınırlarımız olmalı. Kendi sınırlarımızı inşa etmediğimizde bireysel varlığımızı her an tehdit altında hissetmek kaçınılmaz.
Ertelemelerimiz erteliyor oluşumuzdan daha başka bir şey söylüyor olabilir mi?Yapmayı ertelediğimiz şeylerin mi yoksa olmayı ertelediğimiz kişinin mi rahatsızlığını yaşıyoruz?