Kendimiz olabildiğimiz anlamlı bir hayat yaşamak hepimizin gündeminde. Fakat bir cevap bulabilmek konuşulduğu kadar kolay olmuyor. Bu bölümde kendin olabilmek ve anlamlı bir hayat yaşamak üzerine çıkmazları merkeze koyarak kendi düşüncelerimi paylaşıyorum.
“Kendini sev” çok duyduğumuz bir slogan. Ama kimse nasıl seveceğimizi söylemiyor. Ne demek kendini sevmek?Her istediğini yapmak mı? “Amaaan hiç canımı sıkamam”diyebilmek ki? Her sabah yeşil içecek içerek bağırsaklarımı sevmek mi? Kendini sev mottosu ile heyecanlanıyoruz ama sonrası büyük bir soru işareti. Bu bölümde insan kendini nasıl sevebilir sorusunu masaya yatırıyoruz.
Yaşadığımız düzen içinde zorlanmadığımız gün yok neredeyse. Duygular, düşünceler, ilişkiler, hayatın sorgulanması, anlam arayışı bir şekilde huzursuzluk yaşamaya sebep oluyor. En çok ihtiyaç duyduğumuz becerinin de esneklik ve toparlanabilme becerisi oldugunu düşünüyorum. Bu bölümde ruhsal dayanıklılık anlamına gelen “resilience”kavramını ve onu gündelik hayatımızda daha aktif nasıl kullanabileceğimizi konuşuyoruz.