Bu bölümün konuğu/ev sahibi, farkında olmadan Psikolojik Meseleler'in var olmasını sağlayan ve bütün sürecime yoğun katkıları olan sevgili hocam Prof. Dr. Hanna Nita Scherler.
Kendisi ile yaşamın içindeki zorlanmaları, dirençleri ve bunları Gestalt bakış açısından nasıl ele alıp dört varoluş boyutunu hizalayarak yaşantımıza katabileceğimizi konuşuyoruz.
Keyifli dinlemeler.
(Yayının ikinci kısmı önümüzdeki bölümde yayınlanacaktır.)
Acaba bizim yaşadığımız bu hayat geçmiş soylarımızın yaşadıklarının bir mahkumiyeti mi? Ne yaparsak yapalım onların yaşadıklarıyla mı zincirlendik yoksa kendi özümüzü yaratma şansımız var mı?
Alman din adamı, teolog ve psikoterapist Bert Hellinger tarafından geliştirilen aile diziliminin ne olduğu ve nasıl ortaya çıktığını değerlendirdiğimiz bu bölümde aynı zamanda Gestalt bakış açısından bilinçaltı öğrenme becerilerini inceliyoruz.
Jean Paul Sartre'ın da yardımıyla varoluşçu bakış açısından kaderimize mahkum muyuz yoksa kendi hayatımıza dair seçimlerimiz olabilir mi bunları değerlendiriyoruz.
Hayatımızda özellikle pandemiyle birlikte popülerleşen bir kavram var: toksik pozitiflik. Peki nedir bu toksik pozitiflik? İyimser bir yaklaşım nasıl olur da zehirleyici olabilir?
Bu konuyu Gestalt ve varoluşçu bakış açısından yaklaşarak ele alıyoruz. Özellikle Viktor Frankl'in 'trajik optimizm' kavramıyla birlikte, yaşanan deneyimin içinde anlam bulmanın önemini inceliyoruz.
Yakın ilişkilerin içinde nasıl bağımlılıklar olduğunu biliyor musunuz?
Biriyle ilişki kurmaya çalışırken kimi zaman özerkliğimizi kaybedip kaybolabiliyor veya bağımsız kalmaya çalışırken bambaşka bağımlılıklar geliştirebiliyoruz.
Bu bölümde Süreyya’nın hikayesi ile yakın ilişkilerdeki üç tip bağımlılığı inceliyoruz: 1) Independent 2) Interdependent 3) Codependent
'Değişimin Paradoksal Teorisi' bize hayatın akışında kendimizi nasıl kabul edebileceğimizi anlatan bir teori. Gestalt bakış açısının kalbinde yer alan bu teoriye göre biz ancak ve ancak olduğumuz halimizi kabul ettiğimizde değişebiliyoruz. Peki bu kabul o kadar kolay mı? Biz içimizdeki çatışmalarla ne yapacağız?
Bu bölümde gestaltımızı keşfetmeye dair felsefi ve paradoksal bir yolculuğa çıkıyoruz.
5 Haziran 2022, Pazar günü 14:30 - 17:30 arasında, Kadıköy'deki merkezimizin bahçesinde canlı bir buluşmamız olacak. Konumuz 'Tamamlanmamış Meseleler: Travmatik deneyimler'.
Kayıt olmak için şuradan formu doldurabilirsiniz: https://form.jotform.com/221163204628953
Bize ulaşmak için: [email protected] 05332664571 @ozgurfatac (Instagram)
Pazar günü bizimle birlikte olmak isterseniz az sayıda kalan kontenjanımız için hızlıca formu doldurabilirsiniz.
"Bir keçiye asla tatil planlarınızdan bahsetmeyin çünkü o bu bilgiyle ne yapacağını bilemez."
Hayatın içinde bazen ne yapacağımızı şaşırdığımız, öğrendiğimiz bilgileri nereye koyacağımızı bilemediğimiz anlar olabiliyor. Bu bölümde bu tip durumlar ile ilgili yaşamsal süreçleri ve 'bilmiyorum'da konumlanmayı değerlendiriyoruz.
Bu hafta sevgili Deniz Bağan ile birlikte yaşam ve akış üzerine konuşuyoruz.
Hayatın içindeki döngüleri, çatışmaları, ilerleyişi ele alırken kendi varoluşumuzun nerede konumlandığına bakıyoruz. Bu yaşamla teması sağlayan en temel aracımız olan bedenimizin akış sırasında neler yaptığını ve bunların neler anlatmak istediğini değerlendiriyoruz.
Her kayıp yasını ister ve yaşam ancak doğum ile ölüm kutbunun arasında var olabilir.
Ölüm yalnızca fiziksel boyutta olmak zorunda değildir ve yas yalnızca bedensel ölümle ilişkili değildir.
Hayatın içerisinde yaşadığımız kayıpların yasını tutmadıkça aslında kendi yaşamımızla tanışma fırsatlarını nasıl kaçırıyoruz? Ölümle temas etmedikçe nasıl oluyor da sınırlı bir yaşamda hapsoluyoruz?
Keyifli dinlemeler.
17 min
About Psikolojik Meseleler
From the publisher's feed
Gündelik yaşamda karşılaştığımız psikolojik meseleleri Gestalt bakış açısı ve Varoluşçu felsefe zeminine oturtarak konuşuyoruz.